24 Ocak 2011 Pazartesi

Şubat

Sen de mi gidiyorsun artık, senide mi almaya çalıştılar içimden? Senide mi kandırdılar gece gökyüzü siyahken? Demini almadan hayattan sallama çayla seni de mi idare ettiler? Şubat gibi hep kısa mı kalacaksın, hep eksik mi hissedeceğim seni içimde? Hep sana doyamadan mı gideceksin? Oysa ki en çok ben hak etmiştim seni, en çok ben dilemiştim her gece içinde olmadığım rüyalarımda ve her sabah uyandığımda nefes aldıktan hemen sonra. Durumu idare etmek için değil de bir gecede yatıya gel bana, ayarlarız sana da bir yatak, yorgan, yastık sen geldikten sonra lafımı olur bunların aramızda. Çok özletme kendini. Ankara çok soğumadan gel olur mu ? Koşunca yakalayabileyim seni çok yorulmayı göze aldım bile. Açık arttırmadan aldım gülüşünü o yüzden yalnız bana gül, biliyor musun gülüşüne verdiğim değeri? Sen benim gözyaşımsın o yüzden hep içime ağlarım uzağıma düşme diye...


Çağatay Akçay