Bugün soğuk bir duş aldım. Bugüne kadar ateşimin çok yüksek olduğu zamanların dışında hiç soğuk duş aldığımı hatırlamıyorum. Kaldı ki o aldığım soğuk duşlar kendi iradem dışında zorla aldırılan duşlardı bana.
Bugün aldığım duşu, kendi irademle bilinçli bir şekilde aldım. Tahmin ettiğimden daha çok üşüdüm suyun altındayken ve tahmin ettiğimden çok daha uzun süre kaldım duşun altında.
Küçükken hep büyüklerim söylerdi. Gir bir duş al ferahlarsın, dinç olursun, güne daha iyi başlarsın diye. Bugün duş alırken ne güne iyi başlama derdim ne de ödenmesi gereken faturalarım vardı. Sıcaktı çok sıcaktı her zamankinden sıcaktı bugün.
Telefonumu yanıma aldım banyodayken. Hayır, çalarsa bakarım diye değil, müzik dinlemek için aldım. Dediğim gibi tahmin ettiğimden çok daha uzun süre kaldım duşta. Frank Sinatra ile başlayan duş sefam, duştan çıkarken Pink Floyd’la son buldu. Üstelik uzun şarkılarından biri değildi benim çıkışımı yakalayan ‘’wish you were here’ açtı bana kapıyı dışarı çıkmadan.
Ne adımı yazabildim aynaya ne de imza atabildim banyodan çıkarken. Buhar yoktu aynada, parmaklarımın birkaç işe daha yaradığını hatırlatmamı sağlayacak. Buhar yoktu aynada buhar yoktu banyoda. Buhar olup uçmak istedim sevdiklerimin yanına. Buhar olup dolaşmak Ankara semalarında. İstediğim yere gelince cisme bürünmek değildi derdim.Buhar olup dolaşmaktı istediğim hesapsızca.
Soğuk duş aldım bugün. Ne var olan sıkıntılarım hafifledi, ne de beklenmedik bir şey kattı hayatıma. Ne adamakıllı ferahlattı akan su beni, ne de dinçleştirdi.
Bugün duş aldım ve bugün yeni bir şey öğrendim. Duştan sonra sıcaktı ama üşüdüm. Bir şey öğrendim bugün. Tek başına üşümek, üşümekten daha çok üşütüyormuş adamı….
Çağatay Akçay