Önceleri belirsizdi soğuk değildik ama mesafeliydik. Sonradan ısındık birbirimize. Sonradan başladık o biraları beraber içmeye. Sonradan oldu her şey geçen yıllara isyan edercesine. Sonradan başladı uzun konuşmalarımız kadınlar, erkekler, dostluklar, şarkılar ve hayatlar üzerine. Sonradan inebildim derinliklerine. Hemen olmadı belki de iyi oldu böyle olması. Tanıdıkça attık temellerini bir daha hiç yıkılmamak üzere. Kızlardan, büyüklerimden neredeyse kimseden çekinmeyen ben seninle öğrendim çekinmeyi belki de. Senden öğrendim bir insanın kırmanın, güvenini kaybetmenin ne kadar tehlikeli ve geri dönüşü olmayan bir hareket olabileceğini. Tanıyabildim seni ama öğreneceğim daha çok şey var ve bunun farkında olmanın güzelliğini yaşıyorum. Az kız için yakmadım sigaramı senin için yakıyorum bu sefer diğer bütün yaktıklarımı kıskandırırcasına. Arayıp konuşmanın, dertleşip rahatlamanın güzelliğini bilirdim eskiden de ama güç kattı varlığın bu güçsüz hassas yüreğime. Hep aynı düşünmesekte hep bir orta yolda buluştuk ve buluşurken ben sana yakınlaştım kendi düşüncelerimin kendi davranışlarımın çok doğru olmadığını düşünürcesine. Çok hata yaptım biliyorum daha da yapacağım. Ama hayatımdaki en kıymetli doğrularımdan biri olduğun için kendimi şanslı hissediyorum. Herkes için yazılmayacak bu kelimeler daha da anlam kazanıyor seninle.
İyi ki varsın…
Çağatay Akçay