24 Ocak 2011 Pazartesi

Soğuk ve Sessiz

Oynarsın saçlarınla uçsuz bucaksız hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken merdivenlerden inerken. Gökyüzü kızıla boyanır sen saatin kaç olduğunu düşünürken. Küçük bir kedi patilerini birbirine vurarak bacaklarının arasından geçer sen merdivenlerdeyken ve o merdivenler hiç bitmeyecekmiş gibi gözükür bana ilk sigaraya başladığım akşamdan beri. Her seferinde bittiğini görürüm sen inerken ama yinede hep hiç bitmeyecekmiş gibi gelir.

Sen merdivenlerden inerken bir yerlerde bir şey olur sen bilemezsin peki ben bilir miyim dersin?

Akşama daha var dersin inerken merdivenlerden çok kısa sürer aslında inişin ama o kısalığın içinde ne çok şey geçer aklının içinden. Ne çok şey vardır aklında sen merdivenlerden inerken. Süre kadar kısa olan saçların vardır senin ki o kısa saçlar ne güzel görünür gökyüzü kızıla boyanırken.

Teşekkür eder merdivenler sen üstlerinden geçerken. Mutludur kedi bacaklarının arasındayken. Sen üstünden geçerken çok uzaklardan izlerim ben seni, duyamam ama hissederim sıcak nefesini, göremem ama bilirim gülüşünü bende gülümserim o gülüşü düşünürken.

Sen orda yokken hep yalnızdır o merdivenler. Hep soğuk ve sessiz…


Çağatay Akçay